Arama
Filters

Mimari ve Şehircilikte Yeniden Yapılanmanın Gerekliliği Üzerine

2017 | şehir ve mimari kapak.jpg | Büyük

Mimarlık en basit şekilde ‘belli ölçü ve kurallara uygun olarak yapı inşa etme sanatı’ olarak tanımlanabilir. Diğer sanat dalları gibi mimarlık da kültür ve medeniyetlerin karakterini yansıtır. Mimaride farklı teknikler kullanılmakla birlikte yapıların üslup ve karakteri kültür ve medeniyetlerin yansımasıdır, dinî mimaride de sivil mimaride de bu böyledir. Her sanat eseri felsefî bir arka plana sahiptir, bir başka ifadeyle sanat eserleri belli bir dünya görüşünün ürünüdür. Örneğin Eskiçağ’dan Rönesans’a yahut Rönesans’tan günümüze kadar Avrupa dinî ve sivil mimarisi ile İslam mimarisi arasında bu bakımdan belirgin farklar vardır. Şehircilik ise kısaca şehir planlamasıdır ki şehirler de evleri, mabetleri, yolları, köprüleriyle, tarihî ve kültürel yapılarıyla, mevcut düzenleriyle medeniyetlerin cisimleşmiş halidir.  

2017 | istanbul | Büyük

Mimari ve şehircilik, tarih içerisinde sosyo-ekonomik şartlara bağlı olarak sürekli değişim göstermiştir. Tarım toplumuna ait, kendi çağına özgü savunma mekanizmalarıyla donatılmış, etrafı yüksek surlarla çevrili Ortaçağ şehirlerinin tarih sahnesinden çekilmesi, sanayi şehirlerinin ortaya çıkması bu konuda örnek gösterilebilir. Aynı şekilde ev mimarisi de zamanla farklı bir noktaya evrilmiş, sosyo-ekonomik şartlara -ki kültür üzerinde de etkilidir-, bilimsel ve teknik alanda kaydedilen ilerlemeye bağlı olarak malzemeden biçime kadar hemen her konuda değişim geçirmiştir. Her kültür ve medeniyetin kendine özgü bir tarzı vardır, antik şehirlerden mega kentlere, ilkel kulübelerden, göçebe çadırlarından apartman dairelerine uzanan uzun bir hikâyedir bu.  

2017 | sanayi-devrimi | Büyük

18. Yüzyılda ilk buhar makinesinin icat edilmesiyle birlikte başlayan Sanayi Devrimi hemen her alanda köklü değişikliklere yol açtı. Seri üretim, yeni pazarlara olan ihtiyaç, kâr ve sınırsız sermaye birikimi etrafında yeni bir ekonomik ve sosyal düzen teşekkül ederken, 20. Yüzyılın başında bu düzenin önünde engel teşkil eden imparatorluklar parçalanmış, yeni düzenin gereği olarak burjuvazinin taleplerini karşılamak üzere ulus-devletler tarih sahnesine çıkmış, modern kültür ve değerler dünya genelinde yaygınlık kazanmıştır. Sanayileşmiş ülkelerde şehirleşme oranı olağanüstü artarken, sosyo-ekonomik şartlara bağlı olarak gelişen modern kültür kaçınılmaz bir biçimde mimariye de yansımıştır. Modern şehircilik de yaşanan ekonomik ve sosyal değişime bağlı olarak şehirlerin gelişmesini ve sürdürülebilirliği sağlamak, mevcut problemleri çözüme kavuşturmak üzere ortaya çıkmıştır.  

2017 | geleneksel mimari | Büyük

Süreç küreselleşmeyle devam etmektedir, mevcut sosyo-ekonomik düzene bağlı olarak gelişen ve dünya genelinde hâkim olan modern kültür, giyim kuşam tarzından mimariye kadar hemen her alanda tek tipleşmeyi de beraberinde getirmektedir. Nitekim modernite, geleneğe karşıtlık anlamına gelmekte ve ondan kopuşu öngörmektedir, dolayısıyla süreç içinde geleneksel üretim biçimleri ve insanî ilişkilerle birlikte geleneksel mimari ve şehir anlayışı da neredeyse tarihe karışmıştır.

Halkı Müslüman olan ülkeler henüz sanayileşme sürecini tamamlamamışken bilgi toplumu insanlığın gündemine girdi. Bu yeni bir evrilme noktasıdır ve Endüstri 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi olarak adlandırılmaktadır. Artık merkezinde bilgi teknolojilerinin yer aldığı yeni bir süreç söz konusu. Bu süreçte veriler dijital ortamda hızlı bir biçimde toplanarak analiz ediliyor, bilgi ve teknoloji transferi hız kazanıyor, maliyet düşüyor, akıllı fabrika sistemiyle üretim, dolayısıyla ticaret hem esnek hale geliyor hem de hız kazanarak genişliyor, yeni hizmet ve iş modelleri ortaya çıkarken ticarî mallar internet üzerinden satışa sunuluyor…       

2017 | metropol | Büyük

Sanayi Devrimi’nden bu yana şehirler -pazar merkezli geliştikleri için- manevî yönü olmayan birer rekabet alanı haline geldi. İnsanî ilişkiler bu acımasız rekabet ortamında hızla yozlaşırken, modernite, şehirleri geleneksel kimliklerinden soyutlayarak, estetiğin yok olduğu, yoğun iş temposu içerisinde hayatın hızlı aktığı, zamanın yetmediği, nüfus yoğunluğu nedeniyle bir noktadan sonra mecburen dikine büyüyen, mevcut şartlar altında insan yaşamının ruhsuz ve monoton hale geldiği, ekolojik ve psikolojik sorunların had safhaya çıktığı birer gayya kuyusuna dönüştürdü.

2017 | binalar | Büyük

Toplumlar bireylerin toplamından oluştuğu gibi şehirler de bir bakıma yapıların toplamından oluşur. Bir yapı inşa etmek her şeyden önce ihtiyaç meselesidir. Örneğin barınmak için eve, eğitim için okula, sağlık hizmetleri için hastaneye, üretim için fabrikaya ya da atölyeye ihtiyaç vardır. Ana ilkeler kullanışlılık/işlevsellik, sağlamlık ve güzelliktir. Ancak iş bu kadarla bitmiyor, zira ihtiyaç ya da gereklilik dediğimiz şey mevcut düzen doğrultusunda ortaya çıkmaktadır. Sorunlar karmaşık hale gelmekte, meydana gelen gelişmelere ya da değişen şartlara göre yeni ihtiyaçlar doğmakta, bu da içinde bulunulan duruma göre yeni düzenlemeleri gerekli kılmaktadır.       

2017 | şehirler 1.jpg | Büyük

2017 | şehirler 2.jpg | Büyük

Tarihte geri dönüş söz konusu olmadığı için modern dünyayı göz ardı etmemiz, kendimizi mevcut dünyadan soyutlamamız ya da modern dünyadan tamamen kopmamız söz konusu değil; ancak yeni bir yapılanma süreci başlatmak, kendi tarihî, kültürel ve toplumsal birikimimizden hareketle kendimize özgü tarzda bir modernleşme mümkündür, dolayısıyla gelinen noktada geleneksel mimari ve şehir anlayışının sunduğu imkânlardan yararlanarak, kendi kültür ve medeniyetimizin baskın karakterini ortaya koyan, hem maddî hem de manevî dünyamıza hitap eden, her iki açıdan da ihya olacağımız bir konsept üzerinde düşünmemiz gerekmektedir. Ülkemiz gerekli tüm imkânlara sahiptir.

Samed Ağırbaş – İBB ve TBB Gençlik Meclisi Başkanı